sabato 14 febbraio 2026

İtalya’dan Ayrılmak Oturma İznine Mal Olabilir

 İtalya’dan Ayrılmak Oturma İznine Mal Olabilir

İtalyan göç hukukunda, ülkeden ayrılmak hiçbir zaman tarafsız bir durum değildir. Oturma iznine ilişkin bir idari işlem devam ederken İtalya’dan çıkmak, izin talebinin reddine kadar varan belirleyici sonuçlar doğurabilir. Bu durum teorik bir risk değil, idari uygulama ve yargı kararlarıyla giderek daha sık teyit edilen bir gerçektir.

Oturma izni yalnızca bürokratik bir belge değildir. Bu izin, yabancı kişi ile İtalyan Devleti arasında, ülke topraklarında fiilî ve sürekli bir varlığa dayanan hukuki bir ilişkinin ifadesidir. Bu süreklilik kesintiye uğradığında, oturma hakkının hukuki temelleri ciddi biçimde zayıflar.

İtalyan makamları, uzun süreli veya usule uygun şekilde düzenlenmemiş bir yokluğu, ikametin kesintiye uğraması olarak yorumlamaktadır. Uygulamada bu, yenileme başvurusu usulüne uygun biçimde yapılmış olsa bile, özellikle düzenli bir yeniden giriş çerçevesi bulunmadığında, ülkeyi terk etmenin idareyi yasal şartların artık mevcut olmadığı sonucuna götürebileceği anlamına gelir.

Son dönemdeki idari yargı kararları bu yaklaşımı pekiştirmiştir. Mahkemeler, bir yabancının uzun bir süre yurt dışında kalması ve yeniden giriş vizesinin geçerlilik süresi içinde İtalya’ya dönmemesi hâlinde, oturma izninin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu teyit etmiştir. Bu durumlarda idare takdir yetkisi kullanmamakta, aksine temel bir şartın ortadan kalktığını tespit ederek hukuku bağlayıcı şekilde uygulamaktadır.

Bu konuyu özellikle kritik kılan husus, yokluğun tespit edilmesi hâlinde usule ilişkin güvencelerin sınırlı bir etkiye sahip olmasıdır. Red kararının, ikametin sürekliliği veya düzenli yeniden giriş gibi şartların objektif olarak bulunmamasına dayanması hâlinde, işlem çoğu zaman zorunlu bir idari karar olarak değerlendirilir. Bu nedenle, sonradan ileri sürülen gerekçeler veya usul eksiklikleri sonucu nadiren değiştirir.

Mesaj açıktır ve hafife alınmamalıdır. Bir idari işlem devam ederken İtalya’dan ayrılmak yüksek riskli bir karardır. Geçici bir yokluk bile, doğru değerlendirilmediği veya yeterince gerekçelendirilmediği takdirde, yıllarca süren yasal ikamet ve uyum sürecini tehlikeye atabilir.

Göç hukukunda varlık önemlidir. Zaman önemlidir. Toprak önemlidir. Ve bazen tek bir yokluk, düzenli bir durumu kesin bir ret kararına dönüştürmeye yeterlidir.

Yayının tamamına Calaméo üzerinden aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilir:
https://www.calameo.com/books/0080797759e6d98d60004

Avv. Fabio Loscerbo

Antécédents pénaux et refus du titre de séjour


 

Permiso estacional: el procedimiento importa


 

venerdì 13 febbraio 2026

مغادرة إيطاليا قد تكلّفك تصريح الإقامة

 مغادرة إيطاليا قد تكلّفك تصريح الإقامة

في قانون الهجرة الإيطالي، الغياب ليس أبدًا مسألة محايدة. فمغادرة البلاد أثناء وجود إجراء إداري متعلق بتصريح الإقامة قيد النظر قد تترتب عليه آثار حاسمة، تصل في بعض الحالات إلى رفض التصريح نفسه. ولا يتعلق الأمر باحتمال نظري، بل بواقع تؤكده بشكل متزايد الممارسة الإدارية والاجتهاد القضائي.

تصريح الإقامة ليس مجرد وثيقة بيروقراطية. إنه التعبير القانوني عن علاقة مستمرة بين المواطن الأجنبي والدولة الإيطالية، علاقة تقوم على الحضور الفعلي والمستقر داخل الإقليم الوطني. وعندما تنقطع هذه الاستمرارية، تتعرض الأسس القانونية لحق الإقامة للاهتزاز.

تعتمد السلطات الإيطالية، بشكل ثابت، تفسيرًا يعتبر الغياب المطوّل أو غير المنظم بمثابة انقطاع للإقامة. وعمليًا، يعني ذلك أنه حتى لو تم تقديم طلب التجديد بصورة صحيحة، فإن مغادرة إيطاليا — ولا سيما في غياب إطار واضح للعودة النظامية — قد تدفع الإدارة إلى اعتبار أن الشروط القانونية للإقامة لم تعد متوافرة.

وقد عززت الأحكام الإدارية الحديثة هذا التوجه. إذ أكدت المحاكم أن بقاء الأجنبي خارج إيطاليا لفترة زمنية معتبرة وعدم عودته خلال مدة صلاحية تأشيرة العودة يبرران قانونًا رفض تصريح الإقامة. وفي مثل هذه الحالات، لا تمارس الإدارة سلطة تقديرية، بل تطبق القانون تطبيقًا ملزمًا، مكتفية بتسجيل زوال أحد الشروط الجوهرية للإقامة المشروعة.

وتكمن خطورة هذه المسألة في أن الضمانات الإجرائية تصبح محدودة الأثر بمجرد ثبوت الغياب. فعندما يستند الرفض إلى انعدام موضوعي لشروط الإقامة — كاستمرارية الوجود أو العودة النظامية — يُنظر إلى القرار على أنه قرار واجب الاتخاذ، ما يقلل من فرص تأثير الدفوع الإجرائية أو المبررات المتأخرة.

والرسالة واضحة ولا ينبغي الاستهانة بها. مغادرة إيطاليا أثناء وجود إجراء إداري معلق هي خطوة عالية المخاطر. فحتى الغياب المؤقت، إذا لم يُقيَّم بدقة أو لم يُبرَّر قانونًا، قد يقوّض سنوات من الإقامة النظامية والاندماج.

في قانون الهجرة، الحضور له وزن. والزمن له وزن. والإقليم له وزن. وأحيانًا، قد يكون غياب واحد كافيًا لتحويل وضع قانوني مستقر إلى رفض نهائي.

المنشور الكامل متاح على منصة Calaméo عبر الرابط التالي:
https://www.calameo.com/books/0080797759e6d98d60004

Avv. Fabio Loscerbo

giovedì 12 febbraio 2026

New on TikTok: 📢 تحديث قانوني مهم 📢 في يونيو 2026 تدخل قواعد أوروبية جديدة حيز التنفيذ. طلبات الحماية من أجل الحصول على إقامة للحماية الخاصة ستُقيّم بدقة أكبر. يجب تقديم: ✔️ إثبات السكن ✔️ شهادات من أصدقاء أو معارف ✔️ وعد عمل مكتوب بشكل صحيح ✔️ سجل تجاري لصاحب العمل الملف الضعيف قد يُرفض. استعد من الآن. 🎙️ بودكاست Diritto dell’Immigrazione مع المحامي Fabio Loscerbo #قوانين_جديدة #إقامة_إيطاليا #الهجرة_إلى_إيطاليا #حماية #قانون

https://ift.tt/TxCzwJS

Mevsimlik çalışma ve oturum izni: “iş bekleme” izninin mümkün olmadığı durumlar

 Mevsimlik çalışma ve oturum izni: “iş bekleme” izninin mümkün olmadığı durumlar

5 Şubat 2026 tarihli ve 217 sayılı kararıyla Emilia-Romagna Bölgesel İdare Mahkemesi, İtalya göç hukukunda sıkça yanlış anlaşılan önemli bir noktayı bir kez daha netleştirdi: mevsimlik çalışma vizesiyle İtalya’ya giren yabancıların “iş bekleme” amaçlı oturum izni alma hakkı bulunmamaktadır.

Dava, mevsimlik çalışma iznine dayanarak İtalya’ya yasal şekilde giriş yapan bir yabancı işçiyi konu alıyordu. Ancak çeşitli usule ilişkin nedenlerle çalışma ilişkisi, mevzuatın öngördüğü şekilde fiilen tamamlanamamıştı. Bunun üzerine ilgili kişi, İtalya’da kalmaya devam edebilmek ve yeni bir iş arayabilmek amacıyla “iş bekleme” oturum izni talebinde bulundu.

İdare bu talebi reddetti ve idare mahkemesi de bu reddi açık ve kesin bir biçimde hukuka uygun buldu.

Kararın temelinde, uygulamada sıklıkla göz ardı edilen önemli bir ayrım yer almaktadır. Mevsimlik çalışma, normal bağımlı çalışmadan farklı, kendine özgü bir hukuki rejime tabidir. İtalyan hukukunda, genel olarak bir işçinin işini kaybetmesi hâlinde belirli koşullar altında ülkede kalarak yeni bir iş aramasına izin verilebilir. Ancak bu kural mevsimlik çalışma için geçerli değildir.

Bu durum tesadüfi değildir. Mevsimlik çalışma, doğası gereği geçici olup belirli üretim dönemlerine ve sınırlı ekonomik sektörlere bağlıdır. Bu nedenle yasa koyucu, mevsimlik çalışanların “iş bekleme” oturum izninden yararlanmasını açıkça dışlamıştır. Mevsimlik iş ilişkisinin kurulmamış olması ya da sona ermesi hâlinde, giriş vizesi ve çalışma izni hukuki geçerliliğini kaybeder; dolayısıyla yasal ikamet için gerekli temel de ortadan kalkar.

Mahkemenin kararında dikkat çeken bir diğer nokta ise bakanlık genelgelerine ilişkin değerlendirmedir. Mahkeme, genelgelerin açık ve net kanun hükümlerini değiştiremeyeceğini veya genişletemeyeceğini bir kez daha vurgulamıştır. Göç hukuku alanında, ülkeye giriş ve ülkede kalma koşulları sıkı biçimde düzenlendiğinden, hukuki belirlilik ve usul kurallarına bağlılık genişletici yorumların önünde gelmektedir.

Bu kararın verdiği mesaj nettir: mevsimlik çalışma, İtalya’da kalıcı ya da daha istikrarlı bir ikamet statüsüne geçiş için dolaylı bir yol olarak kullanılamaz. Ülkede kalmaya ilişkin her türlü imkân, yalnızca kanunda açıkça öngörülen hâllere, örneğin oturum izninin dönüştürülmesine ilişkin hükümlere dayanmalıdır.

Söz konusu karar, artık yerleşik hâle gelmiş bir yargı içtihadının parçasıdır ve avukatlar, işverenler ile yabancı çalışanlar için önemli bir referans noktası oluşturmaktadır. Mevsimlik çalışma ile normal çalışma arasındaki farkın göz ardı edilmesi, hukuk sisteminin karşılayamayacağı beklentilerin doğmasına ve ciddi kişisel ve hukuki sonuçlara yol açmaktadır.

Kararın tam metni Calaméo’da yayımlanan çalışmada yer almaktadır:
https://www.calameo.com/books/008079775493de16d3a2d

Avv. Fabio Loscerbo

العمل الموسمي وتصريح الإقامة: القضاء الإداري الإيطالي يؤكد حدود “الإقامة بانتظار العمل”

 العمل الموسمي وتصريح الإقامة: القضاء الإداري الإيطالي يؤكد حدود “الإقامة بانتظار العمل”

أصدر المحكمة الإدارية الإقليمية لإميليا‑رومانيا حكماً مهماً يوضح أحد الجوانب الأكثر إشكالية في قانون الهجرة الإيطالي، مؤكداً أن الأجنبي الذي يدخل إيطاليا بتأشيرة عمل موسمي لا يحق له الحصول على تصريح إقامة “بانتظار العمل” في حال عدم استكمال علاقة العمل الموسمي أو انتهائها.

في حكمه الصادر بتاريخ 5 فبراير 2026 (رقم 217)، نظرَت المحكمة في طعنٍ قدّمه عامل من خارج الاتحاد الأوروبي كان قد دخل الأراضي الإيطالية بشكل قانوني استناداً إلى تصريح عمل موسمي. وبعد عدم إتمام عقد العمل وفق الإجراءات المقررة، تقدّم بطلب للحصول على تصريح إقامة يتيح له البقاء في إيطاليا والبحث عن فرصة عمل جديدة. غير أن الإدارة رفضت الطلب، وهو ما أيدته المحكمة الإدارية.

وأوضحت المحكمة أن التشريع الإيطالي يميّز بشكل واضح بين العمل المأجور العادي والعمل الموسمي. ففي الحالة الأولى، قد يترتب على فقدان العمل منح تصريح إقامة مؤقت للبحث عن عمل جديد، بينما يستبعد القانون صراحةً هذا الاحتمال في حالة العمل الموسمي. ويرجع هذا الاستبعاد، بحسب المحكمة، إلى الطبيعة الخاصة للعمل الموسمي، الذي يتميز بكونه مؤقتاً ودورياً ومرتبطاً بقطاعات اقتصادية محددة.

كما شدّد القضاة على أن عدم إتمام عقد العمل الموسمي يؤدي إلى فقدان تأشيرة الدخول وتصريح العمل لفعاليتهما القانونية. وفي مثل هذه الحالة، لا يوجد أي أساس قانوني لتحويل وضع الإقامة الموسمية إلى نوع آخر من تصاريح الإقامة. فتصريح “الإقامة بانتظار العمل” لا يُعد وسيلة لتصحيح إجراءات إدارية لم تكتمل أو لم تنجح، بل هو آلية استثنائية لا تعمل إلا ضمن الحدود التي يحددها القانون صراحةً.

وتناول الحكم أيضاً مسألة الاعتماد على التعاميم والبلاغات الوزارية، حيث أكدت المحكمة أن هذه الأدوات الإدارية لا يمكنها تعديل النصوص القانونية أو توسيع نطاقها عندما يكون القانون واضحاً. وفي مجال الهجرة، الذي يخضع لشروط دقيقة فيما يتعلق بالدخول والإقامة، فإن مبدأ اليقين القانوني واحترام الإجراءات الإدارية يتقدمان على أي تفسير توسعي.

ويأتي هذا الحكم في إطار اتجاه قضائي مستقر يرفض استخدام العمل الموسمي كطريق غير مباشر لتثبيت الإقامة. فأي إمكانية للبقاء في إيطاليا خارج إطار العمل الموسمي يجب أن تستند حصراً إلى نصوص قانونية صريحة، مثل القواعد المنظمة لتحويل تصاريح الإقامة، ولا يمكن أن تقوم على حلول إدارية مرنة.

وبعيداً عن وقائع القضية محل النزاع، يؤكد حكم المحكمة الإدارية الإقليمية لإميليا-رومانيا أهمية الالتزام الصارم بالقواعد الإجرائية في إدارة الهجرة لأسباب تتعلق بالعمل. وفي سياق أوروبي يشهد نقاشاً متزايداً حول الهجرة، يبرز هذا القرار ضرورة الحفاظ على حدود واضحة بين أشكال الهجرة العمالية المختلفة.

النص الكامل للحكم متاح في النشر على منصة Calaméo عبر الرابط التالي:
الرابط القابل للنقر: https://www.calameo.com/books/008079775493de16d3a2d
الرابط النصي: https://www.calameo.com/books/008079775493de16d3a2d

Avv. Fabio Loscerbo

İtalya’dan Ayrılmak Oturma İznine Mal Olabilir

  İtalya’dan Ayrılmak Oturma İznine Mal Olabilir İtalyan göç hukukunda, ülkeden ayrılmak hiçbir zaman tarafsız bir durum değildir. Oturma iz...