lunedì 2 febbraio 2026

Adli sicil tek başına yeterli değil: Bologna İdare Mahkemesi’nden otomatik oturma izni retlerine dur

 Adli sicil tek başına yeterli değil: Bologna İdare Mahkemesi’nden otomatik oturma izni retlerine dur

Emilia-Romagna Bölgesi Bologna merkezli Bölge İdare Mahkemesi’nin yakın tarihli bir kararı, İtalyan göç hukukunda temel bir ilkeyi bir kez daha açık biçimde ortaya koydu: Bir yabancının adli sicil kaydı, tek başına oturma izninin reddi veya yenilenmemesi için yeterli bir gerekçe olamaz.

İncelenen olayda idare, ilgili kişinin geçmişteki ceza mahkûmiyetlerine atıf yaparak olumsuz karar vermiş, ancak bu mahkûmiyetlerin neden bugün hâlâ güncel ve somut bir toplumsal tehlike oluşturduğunu açıklamamıştır. Ayrıca kişinin aile hayatı, çalışma durumu ve topluma yeniden uyum süreci gibi olumlu unsurlar da dikkate alınmamıştır. Mahkeme, bu yaklaşımın hukuka aykırı olduğunu belirterek, otomatik ve şablon kararların göç hukukunda kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır.

Mahkemenin değerlendirmesi, 25 Temmuz 1998 tarihli ve 286 sayılı Yasama Kararnamesi’nin 5. maddesinin 5. fıkrasına dayanmaktadır. Bu hüküm, idareye yabancının durumunu bütüncül biçimde değerlendirme yükümlülüğü getirmektedir. Bu kapsamda adli sicil kayıtları, özel ve aile hayatı, istihdam durumu, toplumsal entegrasyon düzeyi ve suçtan sonra geçen süre gibi unsurlarla birlikte tartılmalıdır.

Bologna İdare Mahkemesi, somut olayda ciddi bir gerekçelendirme eksikliği tespit etmiştir. İdari makam, olumsuz ve olumlu unsurlar arasında gerçek bir dengeleme yapmamış; kararını, bireysel durumu yansıtmayan genel ve mekanik bir yaklaşıma dayandırmıştır. Bu nedenle mahkeme, oturma izninin reddine ilişkin işlemi iptal etmiş ve dosyayı hukuka uygun bir yeniden değerlendirme yapılması için idareye geri göndermiştir.

Bu karar, idarenin takdir yetkisinin sınırlarını da netleştirmektedir. Göç hukukunda idari takdir vardır, ancak bu takdir sınırsız değildir. Bir karar, bireyin yaşamını, ailesini ve mesleki geleceğini doğrudan etkiliyorsa, mutlaka güncel, somut ve orantılı bir değerlendirmeye dayanmalıdır.

Uygulamada verilen mesaj açıktır: Adli sicil kayıtları bir değerlendirme unsurudur, nihai sonuç değildir. İdarenin, bu kayıtların neden bugün hâlâ belirleyici olduğunu ve neden oturma hakkının sınırlandırılmasını gerektirdiğini açık ve ikna edici biçimde ortaya koyması gerekir.

Mahkeme kararını ve hukuki değerlendirmeyi içeren yayının tamamı Calaméo platformunda aşağıdaki bağlantıdan erişilebilir:
https://www.calameo.com/books/008079775f4e8338cb9e5
https://www.calameo.com/books/008079775f4e8338cb9e5

Sonuç olarak Bologna İdare Mahkemesi, göç hukukunda temel bir ilkeyi yeniden teyit etmektedir: Otomatik kararlar hukuka uygun değildir. Her dosya, bireysel koşullar dikkate alınarak ve hukukun öngördüğü güvencelere saygı gösterilerek değerlendirilmelidir.

Avv. Fabio Loscerbo

Nessun commento:

Posta un commento